17.12.2017,20:37
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Torba'da, bir hesaba daha el koyuyor hükümet'
Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden geri adım atıldığına bakmayın. Bütçe zorda.
İzleri, Meclis’e sunulan Torba Kanun’da. 
 
Kefalet Sandığı’nın nakit fazlası bile bütçeye gelir kaydedilecek. Memurun zimmet suçu işleme olasılığına karşı, devletin alacağını sigorta eden sandıktan söz ediyoruz. 480 milyon TL birikmiş. Onu şimdi bütçeye aktaracaklar. 
 
Keza, aynı “torba”da bir hesaba daha el koyuyor hükümet. Fikir sanat eseri çoğaltmaya yarayan cihaz ithalatçısından kesilen yüzde 3’ler. Bu kesintiler Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki özel hesaba yatıyor. Biriken para, fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi, kültürel ve sanatsal faaliyetler için kullanılıyor. 
 
Torba Kanun bu hesabı da dağıtıp bütçeye dahil edecek. 
 
Gerekçe de çok etkileyici: Hazine birliği. Yani ne kadar etkilendik bilemezsiniz... 
 
Bir kere maksat gerçekten “Hazine birliği” olsa, bu “torba”yı hazırlayan iktidar, bütçe dışında tutup hesaplarda göstermediği Kamu Özel İş birliği (KÖİ) sözleşmelerini açıklar. Yoksa Hazine birliği, bakanların “ticari sır” dediği KÖİ sözleşmelerinde geçerli değil mi? Sekiz-on müteahhide verilen milyar dolarlık garantiler bitti de, kültürü-sanatı desteklemek için kurulan özel hesapla mı sağlanıyor bu birlik. 
 
Bakın Osmangazi Köprüsü’nde garanti edilen araç sayısının yarısına bile ulaşılamadı. 
 
CHP’li Onursal Adıgüzel’in BİMER üzerinden sorduğu sorulara verilen yanıtın haberini görünce, bizden saklanan rakamları aktardığım ilk yazıma baktım. Araç başına 35 dolar artı KDV’den günde 40 bin araç trafik garantisi verildiğini, 2035’e kadar geçerli olduğunu yazdığım ilk yazı 23 Nisan 2016 tarihli. Şimdi memleket derdini dert eden herkes, eksik geçen aracın bütçeye maliyetini hesap ediyor. Bu hesapları daha çok yapacağız. 
 
Karayolları paraları saçmış 
 
Uzun süredir Karayolları Genel Müdürlüğü’nün davetli yol ihalelerini yazıyorum. 
 
Pazarlık yöntemiyle verilen “iş”lerdeki büyük artışı, partili müteahhitlere ödemeleri. 
 
Yeni açıklanan Sayıştay’ın 2016 KGM raporu, bütçe kaynaklarının nasıl plansız ve sorumsuzca savrulduğunu belgeliyor. 
 
Bakın KGM, 2016 yılına 9.5 milyar TL ödenekle başlamış. Ancak eklenenlerle yılı 18.3 milyar TL ile kapatmış. Sayıştay da yüzde 192.6 oranındaki bu artışı haliyle sorgulamış. 
 
Rapordan iki başlık: 
 
- Yatırım programında yer almayan projeler için harcama yapılıyor. 
 
Normalde devlet yatırımları Yatırım Programı’nda gösterilir. Bütçe Kanunu da kuruluşlara şöyle der: 
 
“Ey yatırımcı kuruluş, falanca projeyi programa almadıysak, sen o proje için bütçeden para aktarıp harcayamazsın.” 
 
Bilin bakalım ne olmuş? 
 
Sayıştay raporuna göre, tam 16 ildeki Karayolları bölge müdürlükleri, yatırım programında yer almadığı halde 2016 yılında toplam 382 milyon TL’lik yol yapmış. 
 
Bitmedi. 
 
- Karayolları bütçesinde, “Asfalt kaplama yapılacak yolların fiziki standardını yükseltmek” için ayrılan bir ödenek var. Sayıştay bu ödenekten alınan 362.922.410,00 TL’nin bu amaçla kullanılmadığını saptamış. Bu paralar, yolların kalitesini yükseltmek yerine “hizmet alımı, danışmanlık, araç kiralama, peyzaj vb. cari nitelikli harcamalarda” kullanılmış. 
 
Kimden hangi araç kiralama şirketi, hangi danışman, hangi peyzaj şirketine gitti 363 milyon? 
 
Hangi partili şirketler bütçe kaynaklarıyla beslendi de şimdi vergilere zam geliyor?
 
Çiğdem Toker'in köşe yazısından alıntı / Cumhuriyet

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Bitcoin konusundaki olasılıkları geçen hafta içerisinde kaleme almıştım. Evet tekrarlıyorum, buradan dünya çapında çok büyük bir soygun ve vurgun bekliyorum.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Son birkaç yıldır ülkemizde yaşanan yüksek kur artışları, işletmelerimizi oldukça zorlamakta, maliyet, fiyatlama ve kâr döngüsünü yakalamak her geçen gün daha da güç hale gelmektedir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
Barajlarımızın faydalı hacimlerinin yüzde 90’nı asla görev yapmaz, yapamaz. Yani ihtiyacın on misli baraj yapılmıştır’ demişim.
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?