17.12.2017,07:20
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Bugüne kadar, 224 firmanın 234 markası desteklendi'
Dünyada gittikçe ağırlaşan rekabet koşulları ve değişen tüketim kalıpları, uluslararası arenada yer almak isteyen şirketleri daha fazla katma değer ve pazar payı anlamına gelen güçlü markalar yaratmaya teşvik ediyor.
 
Bu kapsamda Türkiye'de, dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı Turquality ile marka potansiyeli taşıyan firmalara globalleşme yolunda finansal kaynak sağlanırken, kurumsal ve operasyonel anlamda da destek veriliyor.
 
İlk kez 23 Kasım 2004'te yürürlüğe giren Turquality Programı'nın, tüketicilerin gözünde bir marka referansı, Türk markaları açısından ise; bir gelişim katalizörü olabilmesi amaçlanıyor.
 
Turqualty kapsamında firmaların, "patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım tescili", "tanıtım, reklam ve pazarlama", "ofis/depo/lokanta/kafe kira", "mağaza kira", "ofis/depo/lokanta/kafe temel kurulum giderleri", "mağaza temel kurulum giderleri", "reyon kira", "showroom kira/dekorasyon", "sertifikasyon", "franchise dekorasyon", "franchise kira", "danışmanlık", "tasarımcı/aşçı/şef istihdamı" ve "gelişim yol haritası" harcamaları destekleniyor.
 
Program kapsamındaki çalışmalar, Ekonomi Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve ihracatçı birlikleri ile özel sektör temsilcilerinden oluşan Turquality Çalışma Grubu tarafından gerçekleştiriliyor.
 
Öte yandan, firmalarının dünya pazarlarında yer sahibi olmaları ve ticaret hacmini artırmaları bakımından hayati ve vazgeçilmez bir parametre olan markalaşma kapsamında Marka Destek Programı da yürütülüyor.
 
Ekonomi Bakanlığı'ndan alınan bilgiye göre, bugün itibarıyla Turquality Programı ile 149 firmanın 159 markası, bu programa hazırlık süreci şeklinde değerlendirilen Marka Destek Programı'yla da 75 firmanın 75 markası olmak üzere toplam 224 firmanın 234 markası desteklendi.
 
Turquality Programı'nın ilk gününden bugüne destek kapsamında bulunan firmalara toplam 2,1 milyar lira aktarıldı.
 
Böylece bir firmaya ortalama 9,4 milyon liralık destek sağlanmış oldu.
 
TİM verilerine göre, Turquality Programı'ndan en çok desteği yüzde 28,36'lık payla elektrik-elektronik ve yüzde 27,41'le de hazır giyim sektörleri aldı
 
Program kapsamında, yüzde 8,38'le işlenmiş tarım ürünleri, yüzde 5,24'le doğal taş, seramik ve vitrifiye, yüzde 4,97'yle kimya, yüzde 4,83'le tekstil, yüzde 4,41'le mobilya, yüzde 2,39'la otomotiv yan sanayi, yüzde 1,34'le otomotiv ana sanayi, yüzde 1,07'yle makine, yüzde 0,94'le kuyumculuk ve mücevher, yüzde 0,68'le deri ve deri mamulleri, yüzde 0,59'la plastik ürünleri, yüzde 0,56'yla gastronomi ve yüzde 8,83'le diğer sektörlere destek aktarıldı.
 
Desteklenen markaların dünya üzerindeki dağılımına ve destek verilen harcamaların gerçekleştiği ülkelere bakıldığında, en çok talep yüzde 18,13'lük payla Rusya'ya oldu.
 
Rusya'yı yüzde 16,99'la Almanya, yüzde 10,99'la İngiltere ve yüzde 4,95'le de İspanya takip etti.
 
Talep gören diğer ülkeler ise; yüzde 4,07'yle Kazakistan, yüzde 3,86'yla Polonya, yüzde 3,32'yle İtalya, yüzde 3,24'le ABD, yüzde 2,67'yle Fransa, yüzde 2,57'yle Romanya, yüzde 2'yle Irak şeklinde sıralandı.
 
Diğer ülkelerin payı ise; yüzde 26,71 oldu.
 
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, küresel ticarette hedefledikleri ihracat rakamlarına ulaşabilmek için firmaların hükümet tarafından desteklenmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı.
 
Farklı ölçekte firmalara farklı destekler sunulmasının verilecek desteklerin daha etkin olmasını sağladığına işaret eden Büyükekşi, 

Mehmet Büyükekşi ile ilgili görsel sonucu

"Görece daha az pazara ihracat yapan firmalarımız yeni pazarlara açılmak için destek ararken, orta ölçekli firmalarımız mevcut pazarlarında derinlik yakalayabilmek için teşvik bekliyor.
 
Büyük ölçekli firmalarımız ise; çok daha farklı konularda desteğe ihtiyaç duyuyor. Bunların başında da marka destekleri yer alıyor." şeklinde konuştu.
 
 
Büyükekşi, bu düşüncelerle 2006'da oluşturulan Turquality destek programının, "10 yılda 10 küresel Türk markası" çıkarma hedefiyle yola çıktığını hatırlatarak, şunları kaydetti:
 
"Program, kendi alanında devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı.
 
Turquality'nin ana amacı, markalaşma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmalarımızın uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmelerini sağlamak.
 
Bu durumun doğal bir sonucu olarak Türk malı imajının olumlu bir şekilde gelişmesi ve zihinlerde yerleşmesini bekliyoruz.
 
Program aracılığıyla firmalarımızı üretimden pazarlamaya, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde destekliyoruz.
 
Bu sayede yönetsel bilgi birikiminin oluşması, kurumsallaşma sürecinin hızlanması ve firmalarımızın gelişimlerinin sağlanması ile ürün ve hizmet ihracatımızın da artırılmasını amaçlıyoruz."
 
Mehmet Büyükekşi, Turquality Programı ile piyasaların hızla değiştiği, rekabetin her geçen gün daha da zorlaştığı küresel pazarlarda, desteğe konu markaların yöneticilerinin de profesyonel gelişimlerini desteklediklerini anlattı.
 
Bu kapsamda karar vericilerin uluslararası pazarlarda daha yetkin rol oynayabilmeleri için eğitim hizmeti sunduklarını belirten Büyükekşi, "Bu özellikleri ile Turquality Programı, sağlam ve istikrarlı markalarımızın yurt dışında tutunmasına ve doğal olarak istikrarlı bir ihracat hacmi oluşmasına katkı sağlıyor." dedi.

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?