19.01.2018,04:15
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kızıldeniz üzerindeki güç savaşları
Kızıldeniz, 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılmasından sonra doğu ile batıyı birbirine bağlayan en kısa ve en seri su yolu haline geldi.
Körfez’de petrolün bulunmasıyla Kızıldeniz, Avrupa ve Amerika’ya petrol sevkiyatının yapıldığı stratejik bir su yolu olarak daha fazla ehemmiyet kazandı.
 
Tüm bu özelliklerinin yanı sıra Avrupa ve Amerika’dan Asya ve Afrika’ya, Japonya ve Çin’den Afrika ve Batı ülkelerine gerçekleşen ticaretin yüzde 10’luk kısmı da, Kızıldeniz üzerinden yapılıyor.
 
Uluslararası güçlerin, dünyadaki çekişme bölgelerine ve farklı bölgelerdeki üslerine asker göndermede kullandığı Kızıldeniz, tüm bu sebeplerden ötürü büyük güçlerin hedefi oluyor.
 
Büyük güçler, uluslararası ticareti ve petrol gemilerini korumak ya da terörle mücadelede kullanmak üzere burada askeri üsler kuruyor.
 
Kızıldeniz üzerindeki bu mücadelenin yanı sıra son dönemde bölgenin kalkınmasını ve buradaki kaynakların bölge halklarının desteklenmesinde kullanılmasını hedefleyen yeni bir akım da ortaya çıkmış durumda.
 
Türkiye ile Sudan’ın, Kızıldeniz’deki Sevakin Adası’nın yeniden ihya edilmesini öngören anlaşması bunun en güzel örneğini teşkil ediyor.
Kızıldeniz’deki siyasi ve ekonomik projeler ile siyasi anlaşmaları şu şekilde sıralamak mümkün:
 
Kalkınma projeleri
 
Sevakin Adası
 
Türkiye ve Sudan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın 24-26 Aralık tarihlerinde Sudan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, adanın aslına uygun olarak yeniden inşa ve ihya edilmesini öngören anlaşma imzaladı.
 
Sudan Dışişleri Bakanı İbrahim Gandur söz konusu anlaşmayla ilgili “Erdoğan Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’den yeniden ihya edilmesi ve yatırımda bulunulması için adanın bir süreliğine kendilerine tahsis edilmesini istedi. Beşir, adanın eski önemini geri kazanması ve hac yolu haline gelmesi için bu talebi kabul etti. Bu iki ülke arasındaki yatırım ortaklığıdır ve normal bir durumdur.” açıklamasında bulundu.
 
Sevakin Adası, Kızıldeniz’in batısında, Sudan’ın doğusunda, başkent Hartum’a 560 kilometre, Port Sudan Limanı’na 70 kilometre uzaklıkta bulunuyor. 20 kilometrekare yüz ölçümüne sahip olan ada üzerindeki 370’den fazla konut ve devlet arazisini Türkiye yeniden restore ederek turizm bölgesine dönüştürecek.
 
Tiran ve Sanafir Adaları
 
Tiran ve Sanafir adalarının egemenliğinin Suudi Arabistan’a geçmesini öngören anlaşma, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in Mısır ziyareti esnasında 8 Nisan 2016’da imzalandı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, iki ülke arasında imzalanan anlaşmayı 24 Haziran 2017’de onayladı.
 
Mısır’da büyük tartışmalara neden olan anlaşmanın iki ülkenin karşılıklı olarak evrakları teslim etmeleriyle yürürlüğe girmesi öngörülse de, taraflar henüz bununla ilgili bir tarih belirlemiş değil.
 
Kızıldeniz’in kuzeyinde Akabe Körfezi yakınlarında yer alan Tiran ve Sanafir adalarının söz konusu Körfez’deki deniz ulaşımı bakımından stratejik önemi bulunuyor. Tiran ve Sanafir, İsrail ile Mısır arasında imzalanan barış anlaşması gereğince C bölgesi kapsamında yer alıyor. Suudi Arabistan, adalarda turizmle ilgili projeleri hayata geçirmeyi amaçlıyor.
 
Neom projesi
 
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman 24 Ekim 2017’de, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır toprakları üzerinde 26 bin 500 kilometrekarelik bir alan üzerinde inşa edilecek ve 500 milyar dolara mal olacak devasa yatırım projesini kamuoyuna duyurdu.
 
Suudi Arabistan’ın kuzeybatısında yer alan Neom bölgesi kuzey ve batıdan Akabe Körfezi ile Kızıldeniz’e açılırken doğudan da 2 bin 500 rakımlı dağlarla çevriliyor. Akabe Körfezi ve Kızıldeniz kıyıları boyunca uzanacak olan bölge Afrika ülkelerini birbirine bağlayacak. 2025 yılında açılması planlanan bölgede 2020 yılında sınırlı yatırımlar yapılacak.
 
Kızıldeniz projesi
 
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed, Temmuz ayı sonunda, 2030 vizyonu kapsamında, Emlec ve El-Vech kentleri arasındaki 50’den fazla ada üzerinde inşa edilecek ve Kızıldeniz’de 200 kilometrelik sahil boyunca uzanacak yeni bir turizm projesinin duyurusunu yaptı. Projeye 2019’un üçüncü çeyreğinde başlanılması, ilk aşamasının da 2022’nin son çeyreğinde bitirilmesi planlanıyor.
 
Somali’deki Türk askeri eğitim merkezi
 
Başkent Mogadişu’da Somali ordusunu eğitmek üzere kurulan Türk Askeri Eğitim Merkezi 30 Eylül 2017’de açıldı. Söz konusu merkez, Somali ordusunun tüm eğitim ihtiyaçlarını karşılayarak vatan savunmasında yetkin hale gelmesini hedefliyor.
 
Askeri Üsler
 
Yemen’in Mion Adası’ndaki BAE Üssü
 
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Babu’l Mendeb Boğazı’na yakın Mion Adası’nda askeri bir üs kurma konusunda önemli mesafe katetmiş durumda.
 
Ulaşım ve askeri konularla ilgili olarak yayın yapan Jane’s kurumu geçen Şubat ayında, BAE’nin, Yemen’in güneyindeki askeri operasyonlarını destekleyecek ve stratejik Babu’l Mendeb Boğazı üzerindeki hakimiyetini pekiştirecek bir askeri üsse sahip olduğunu yazdı.
 
Katar merkezli Al Jazeera televizyonu da geçen Ekim ayında, Mion Adası sakinlerinin ağzından, “BAE’nin, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine dahil olmasının ardında başka hedefleri olduğu ve Yemen’in güney sahilleri ile yakın adalarda hegemonya kurmaya çalıştığı” haberini geçti.
 
Söz konusu ada dünya üzerindeki en önemli stratejik deniz yollarından biri olarak görülüyor.
 
Eritre’deki askeri üsler
 
Asab Limanı’ndaki BAE Askeri Üssü
 
Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’ne göre, Abu Dabi yönetimi, Eritre’nin Asab Limanı’nda askeri bir üsse sahip olmak amacıyla 2015 yılında, 30 yıllık bir kira sözleşmesi imzaladı. Babu’l Mendeb Boğazı’nın 106 kilometre kuzeyinde ve Yemen’in Muha Limanı’nın karşısında yer alan söz konusu askeri üs, BAE’nin yurt dışındaki ilk üssü olarak kabul ediliyor.
 
İran ve İsrail’in üsleri
 
Basında Eritre’nin Dahlak Takımadaları’nda İran ve İsrail’in üsleri olduğu yönünde haberler yer alsa da Eritre Dışişleri Bakanlığı Nisan 2015’te toprakları üzerinde İran ve İsrail’in üssü olduğunu yalanladı.
 
Somali’deki BAE Üssü
 
Afrika kıtasının doğusunda 1991 yılında tek taraflı bağımsızlığını ilan ederek kurulan ancak bu bağımsızlığı uluslararası alanda tanınmayan Somaliland Cumhuriyeti Parlamentosu, geçen şubat ayında Aden Körfezi’ndeki Berbera kentinde bir BAE üssü kurulmasını onayladı.
 
Eritre’nin Asab Limanı’nda da askeri bir üsse sahip olan BAE’nin bu üssü kurması Afrika boynuzu ülkeleri arasında büyük tartışmalara neden oldu. BAE ise; bu askeri tahkimatın, Husilere karşı Kızıldeniz’deki ablukanın desteklenmesi için gerekli olduğunu savunuyor.
 
Cibuti’deki askeri üsler
 
Dünya ülkeleri, Babu’l Mendeb Boğazı açıklarındaki konumu nedeniyle Cibuti’de askeri üs kurmak için yarışıyor. Burada askeri üssü olan ülkelerin Yemen ve Somali gibi bölge ülkelerinde yaşanması muhtemel olaylara hızlı müdahale etme şansı bulunuyor. Bunun yanı sıra askeri üslerin kiralanması da Cibuti’nin en önemli gelir kalemlerinden biri olarak kabul ediliyor.
 
Cibuti, askeri üslerden yıllık 160 milyon dolar gelir elde ediyor.
 
Çin Askeri Üssü
 
Çin, Cibuti’de askeri üs kurma hakkı elde eden en yeni ülke. Çin, Ağustos 2017’de yurt dışındaki ilk askeri üssünü burada kurdu.
 
Suudi Arabistan Üssü
 
Suudi Arabistan ile Cibutili askeri liderler arasında 2016 yılında gerçekleşen ziyaret ve istişareler, Cibuti’de Suudi Arabistan’a ait bir üssün bulunmasını öngören askeri ve stratejik anlaşma taslağının hazırlanmasıyla sonuçlandı. Bu amaçla, Cibuti sahilinde bazı noktalar belirlendi ve Cibuti yönetimi 2016 sonunda Suudi Arabistan askeri üssünün kurulmasını “ilkesel” olarak kabul etti ancak; iki ülke arasındaki anlaşma henüz resmi olarak ilan edilmedi.
 
ABD’nin Camp Lemonnier Üssü
 
Bölgedeki operasyonel gücünü artırmak isteyen ABD tarafından 2001’de kurulan ve Cibuti’deki en büyük askeri üs olma özelliği taşıyan Camp Lemonnier’de ise; 4 bin personel bulunuyor. Üs, Somali ve Yemen’de ABD tarafından yürütülen terör operasyonlarında kullanılıyor.
 
Fransız Üssü
 
Cibuti’de en büyük ikinci, Afrika’da da en eski askeri üs Fransa’ya ait. 100 yıllık geçmişi olan üste 900 kişilik askeri birlik bulunuyor.
 
Japonya Üssü
 
Japonya da yurt dışındaki tek askeri üssünü 2011 yılında Cibuti’de kurdu. Burada 600 asker bulunuyor.
 
İtalya Üssü
 
İtalya Cibuti’deki askeri üssünü 2013’te kurdu. İtalya’nın kendi sınırları dışında edindiği ilk lojistik operasyonlar merkezi olma özelliği taşıyan ve 90 askeri barındıran üs, 300 asker barındırma kapasitesine sahip.
 

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
TÜSİAD’ın genel kurulunda yaptığı önemli bir tüzük değişikliği var. Bu değişimle birlikte adındaki iş adamları ibaresi iş insanları olarak yenilendi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Otuz yılı aşkın süredir danışmanlık yaptığım özel sektörde, mali işler konularında işletmeleri gözlemledim.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?