17.12.2017,20:21
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'AB'nin en büyük hatası, Rum'ları birliğe almaktı'
İngiltere eski Dışişleri Bakanı Jack Straw, kaleme aldığı makalede Kıbrıs soruna açık ve net bir çözüm sunuyor.
Kıbrıs'ta Türkler ile Rumlar arasındaki 11. Uluslararası çabanın da daha önce olduğu gibi Rum tarafınca reddedildiğini hatırlatan Straw, şu ifadeleri kullandı:
 
“'İki bölgeli, iki toplumlu' bir devlet çatısında Ada’nın birleştirilmesine dönük müzakere edilmiş anlaşma saçmalığına bir son vermenin zamanı geldi.
 
Çözüm, Ada’nın bölünmesi ve kuzeydeki Kıbrıslı Türklerin uluslararası olarak tanınmasıdır."
 
Türkiye'nin, 1974'te Yunanistan ve darbeci Rumlar tarafından, Kıbrıs'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Makarios'u devirmesinin ardından, adadaki Türklerin haklarının hiçe sayılmasıyla askeri operasyonu başlattığına vurgu yapan Straw, adada zulme uğrayan Türklerin aynı şeyleri bir daha yaşamamaları için Türk ordusunun sayısının artırıldığına dikkati çekti.
 
BM'nin arabuluculuğunda, federal, “iki bölgeli”, “iki toplumlu” bir Anayasa oluşturmak amacıyla dönemin BM genel sekreterinin hazırladığı Annan Planı başta olmak üzere, sayısız müzakereye rağmen Rumların hiçbirine razı olmadığına yazısında yer veren Straw şunları söyledi:
 
"Avrupa Birliği, en büyük stratejik hatalardan birini yaparak, KKTC ile bir anlaşma sağlanıp sağlanmadığına bakılmaksızın 1 Mayıs 2004’te Kıbrıs’ı üyeliğe kabul etti.
 
Tanınmayan ve temsil edilmeyen KKTC dahil, Ada’nın bütününün resmi olarak üyeliğe kabul edilmiş olmasıyla, kuzeyin uğradığı haksızlığa bir de utanç eklenmiş oldu."
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan meslektaşım Devlet Bakanı Baroness Symons'ın sözleri:
 
“Kıbrıslı Türkler mantıklı olarak bu başarısızlığın kurbanları olmamaları gerektiğini söyleyebilir, zira AB’nin dışında askıda kalanlar onlar.
 
Ancak şu anda kesinlikle ihtiyaç duyulan şey, zaten AB vatandaşı olan halklara karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve Kıbrıslı Türklerin, yasalarının ve idari uygulamalarının AB üyeliği için hazırlanmasıdır.”
 
Kıbrıslı Türklerin bu konuda tam anlamıyla askıda bırakıldığına değinen Straw, AB’nin Dış İlişkiler Konseyi'nin Kuzey kesimin karşı karşıya kaldığı bazı sorunların bir kısmını gidermek için başlangıçta gösterdiği çabaların, hiçbir sonuca ulaşmadığını ve bunların bizzat 'Kıbrıs Hükümeti' tarafından engellendiğine vurgu yaptı.
 
Straw, yazısını şöyle sürdürdü:
 
"Bu zaman içinde Kıbrıslı Rumlar da AB’nin örnek bir üyesi olmakta pek başarılı olamadı. 2012 ve 2013’te kısmen Rusya’nın offshore bankacılığının tercih ettiği yerlerden biri olması dolayısıyla bir bankacılık kriziyle karşı karşıya kaldı.
 
Geçen ay The Guardian gazetesi, Kıbrıs hükümetinin, 'milyarder Rus oligarklar ve Ukraynalı iş çevreleri' dahil yabancı uyruklulara vatandaşlık vererek 2013’ten bu yana 4 milyar avro topladığını iddia etti."
 
Kıbrıs Rum kesiminin, Kıbrıslı Türkler ile siyasi olarak eşitliği kabul etmeyi, gücü Türklere teslim etmek olarak gördüğünü belirten Straw, "Rumlara AB üyeliği, bir uzlaşma karşılığında verilseydi bence anlaşma sağlanmış olurdu.
 
Gerçek şu ki, şimdiye kadar hiçbir Kıbrıslı Rum lider, seçmenlerinin bir anlaşmayı desteklemesini sağlayamadı. Mevcut statüko güney için fazlasıyla rahat." ifadelerini kullandı.
 
"Bana göre, uluslararası toplumun gerçekleri anlamasının ve Ada’nın bölünmesini tanımasının zamanı geldi" diyen Straw, yazısını şu tespitle bitirdi:
 
"Hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir anlaşma için bir neticeye varmayan müzakereleri sürdürmek yerine Ada’nın bölünmüşlüğünün tanınmasıyla iki toplum arasındaki ilişkileri geliştirmek daha mümkün olur."

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Bitcoin konusundaki olasılıkları geçen hafta içerisinde kaleme almıştım. Evet tekrarlıyorum, buradan dünya çapında çok büyük bir soygun ve vurgun bekliyorum.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Son birkaç yıldır ülkemizde yaşanan yüksek kur artışları, işletmelerimizi oldukça zorlamakta, maliyet, fiyatlama ve kâr döngüsünü yakalamak her geçen gün daha da güç hale gelmektedir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
Barajlarımızın faydalı hacimlerinin yüzde 90’nı asla görev yapmaz, yapamaz. Yani ihtiyacın on misli baraj yapılmıştır’ demişim.
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?